BİYOGRAFİ ÖZETİ
"Joseph Frank Pesci, 9 Şubat 1943 tarihinde Newark, New Jersey, ABD'de dünyaya gelmiştir. İtalyan asıllı işçi sınıfı bir ailenin çocuğu olan Pesci, oyunculuk ve müziğe çok küçük yaşlarda ilgi duymaya başladı. Henüz beş yaşındayken New York'taki tiyatro oyunlarında sahneye çıktı ve on yaşına geldiğinde düzenli olarak televizyon programlarında yer alıyordu. Gençliğinde müziğe yönelerek "Joe Ritchie" adıyla bir albüm çıkardı, çeşitli gruplarda gitar çaldı ve komedi kulüplerinde stand-up denemeleri yaptı. Sinema kariyerine düşük bütçeli bağımsız suç filmi "The Death Collector" (1976) ile adım attı. Bu filmdeki performansı, usta aktör Robert De Niro'nun dikkatini çekti ve De Niro onu yönetmen Martin Scorsese ile tanıştırdı.
Bu kritik buluşma, Pesci'nin kariyerini sonsuza dek değiştirecek olan "Kızgın Boğa" (Raging Bull) (1980) filminde boksör Jake LaMotta'nın kardeşi ve menajeri Joey LaMotta karakterini canlandırmasını sağladı. Gösterdiği bu olağanüstü performansla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında ilk Akademi Ödülü (Oscar) adaylığını ve BAFTA ödülünü kazandı. 1980'lerde "Bir Zamanlar Amerika'da" (Once Upon a Time in America) (1984) gibi yapımlarda rol alsa da asıl altın çağını 1990'larda yaşadı. Martin Scorsese ile yeniden bir araya geldiği mafya başyapıtı "Sıkı Dostlar" (Goodfellas) (1990) filmindeki öngörülemez, psikopat ve tehlikeli gangster Tommy DeVito rolüyle sinema tarihine geçti ve bu kez En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandı.
Sadece sert mafya rolleriyle sınırlı kalmayan aktör, aynı yıl efsanevi aile komedisi "Evde Tek Başına" (Home Alone) (1990) ve devam filmi "Evde Tek Başına 2" (Home Alone 2: Lost in New York) (1992) filmlerindeki şapşal hırsız Harry Lyme rolüyle milyonların sevgilisine dönüştü. "Kuzenim Vinny" (My Cousin Vinny) (1992) filmindeki komedi performansı büyük övgü toplarken, "Cehennem Silahı" (Lethal Weapon) serisine Leo Getz karakteriyle dahil olarak yeteneğinin sınırlarını genişletti. Scorsese ve De Niro ile olan efsanevi ortaklığını, Las Vegas'ın karanlık yüzünü anlatan "Casino" (1995) filmindeki acımasız mafya üyesi Nicky Santoro rolüyle zirvede tutmayı başardı.
1999 yılında müziğe odaklanmak ve kişisel hayatına zaman ayırmak amacıyla oyunculuktan emekli olduğunu açıkladı. Bu kararın ardından uzun yıllar boyunca setlerden uzak kalarak sadece birkaç özel projede göründü. Ancak efsanevi yönetmen Martin Scorsese'nin uzun süren ikna çabaları sonucunda "İrlandalı" (The Irishman) (2019) filmiyle görkemli bir dönüş yaptı. Bu filmde canlandırdığı sessiz, kontrollü ve bilge mafya babası Russell Bufalino rolüyle alışılmışın dışında, çok daha olgun bir performans sergileyerek kariyerinde üçüncü kez Oscar'a aday gösterildi. Son olarak komedi dizisi "Bupkis"te (2023) yer alan usta aktör; hem sinir bozucu derecede korkutucu hem de inanılmaz derecede komik karakterleri aynı ustalıkla canlandırabilen eşsiz bir yetenek olarak sinema tarihindeki saygın yerini korumaktadır."